Bereşit 23
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
İbranice
וַתָּ֣מָת שָׂרָ֗ה בְּקִרְיַ֥ת אַרְבַּ֛ע הִ֥וא חֶבְר֖וֹן בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיָּבֹא֙ אַבְרָהָ֔ם לִסְפֹּ֥ד לְשָׂרָ֖ה וְלִבְכֹּתָֽהּ׃
Türkçe okunuş
Vatamot sara bekiryat arba hi hevron beerets kenaan vayavo avraham lispod lesara velivkotah.
Türkçe çeviri
Sara, Kenaan ülkesindeki Kiryat-Arba’da, yani Hevron’da öldü. Avraam Sara için yas tutmaya ve ağlamaya geldi.
İbranice
גֵּר־וְתוֹשָׁ֥ב אָנֹכִ֖י עִמָּכֶ֑ם תְּנ֨וּ לִ֤י אֲחֻזַּת־קֶ֙בֶר֙ עִמָּכֶ֔ם וְאֶקְבְּרָ֥ה מֵתִ֖י מִלְּפָנָֽי׃
Türkçe çeviri
“Aranızda yaşayan bir yabancıyım. Aranızda bana mülk olarak bir mezar yeri verin ki ölümü önümden kaldırıp gömeyim.”
İbranice
שְׁמָעֵ֣נוּ ׀ אֲדֹנִ֗י נְשִׂ֨יא אֱלֹהִ֤ים אַתָּה֙ בְּתוֹכֵ֔נוּ בְּמִבְחַ֣ר קְבָרֵ֔ינוּ קְבֹ֖ר אֶת־מֵתֶ֑ךָ אִ֣ישׁ מִמֶּ֔נּוּ אֶת־קִבְר֛וֹ לֹֽא־יִכְלֶ֥ה מִמְּךָ֖ מִקְּבֹ֥ר מֵתֶֽךָ׃
Türkçe okunuş
Şemaenu adoni nesi Elohim ata betohenu bemivhar kevarenu kevor et meteha iş mimenu et kivro lo yihle mimeha mikevor meteha.
Türkçe çeviri
“Bizi dinle efendimiz. Sen aramızda Tanrı’nın bir önderisin. Ölünü mezarlarımızın en seçkinine göm. Hiçbirimiz ölünü gömmek için kendi mezarını senden esirgemeyecek.”
İbranice
וַיְדַבֵּ֥ר אִתָּ֖ם לֵאמֹ֑ר אִם־יֵ֣שׁ אֶֽת־נַפְשְׁכֶ֗ם לִקְבֹּ֤ר אֶת־מֵתִי֙ מִלְּפָנַ֔י שְׁמָע֕וּנִי וּפִגְעוּ־לִ֖י בְּעֶפְר֥וֹן בֶּן־צֹֽחַר׃
Türkçe okunuş
Vayedaber itam lemor im yeş et nafşehem likbor et meti milefanay şemauni ufigu li beefron ben tsohar.
Türkçe çeviri
Onlara şöyle dedi: “Ölümü önümden kaldırıp gömmemi kabul ediyorsanız beni dinleyin. Tsohar’ın oğlu Efron’a benim için ricada bulunun.
İbranice
וְיִתֶּן־לִ֗י אֶת־מְעָרַ֤ת הַמַּכְפֵּלָה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֲשֶׁ֖ר בִּקְצֵ֣ה שָׂדֵ֑הוּ בְּכֶ֨סֶף מָלֵ֜א יִתְּנֶ֥נָּה לִ֛י בְּתוֹכְכֶ֖ם לַאֲחֻזַּת־קָֽבֶר׃
Türkçe okunuş
Veyiten li et mearat hamahpela aşer lo aşer biktse sadeu behesef male yitenena li betohehem laahuzat kaver.
Türkçe çeviri
Tarlasının ucunda bulunan, kendisine ait Mahpela Mağarası’nı bana versin. Tam bedeli karşılığında onu bana aranızda mezar mülkü olarak versin.”
İbranice
וְעֶפְר֥וֹן יֹשֵׁ֖ב בְּת֣וֹךְ בְּנֵי־חֵ֑ת וַיַּעַן֩ עֶפְר֨וֹן הַחִתִּ֤י אֶת־אַבְרָהָם֙ בְּאָזְנֵ֣י בְנֵי־חֵ֔ת לְכֹ֛ל בָּאֵ֥י שַֽׁעַר־עִיר֖וֹ לֵאמֹֽר׃
Türkçe okunuş
Veefron yoşev betoh bene het vayaan efron hahiti et avraham beozne vene het lehol bae şaar iro lemor.
Türkçe çeviri
Efron, Het oğullarının arasında oturuyordu. Hiti Efron, Het oğullarının ve kentinin kapısından giren herkesin duyacağı biçimde Avraam’a şöyle cevap verdi:
İbranice
לֹֽא־אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי הַשָּׂדֶה֙ נָתַ֣תִּי לָ֔ךְ וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ לְךָ֣ נְתַתִּ֑יהָ לְעֵינֵ֧י בְנֵי־עַמִּ֛י נְתַתִּ֥יהָ לָּ֖ךְ קְבֹ֥ר מֵתֶֽךָ׃
Türkçe okunuş
Lo adoni şemaeni hasade natati lah vehameara aşer bo leha netatiha leene vene ami netatiha lah kevor meteha.
Türkçe çeviri
“Hayır efendim, beni dinle. Tarlayı sana veriyorum; içindeki mağarayı da sana veriyorum. Halkımın oğullarının gözü önünde sana veriyorum. Ölünü göm.”
İbranice
Türkçe çeviri
Avraam ülke halkının önünde eğildi.
İbranice
וַיְדַבֵּ֨ר אֶל־עֶפְר֜וֹן בְּאָזְנֵ֤י עַם־הָאָ֙רֶץ֙ לֵאמֹ֔ר אַ֛ךְ אִם־אַתָּ֥ה ל֖וּ שְׁמָעֵ֑נִי נָתַ֜תִּי כֶּ֤סֶף הַשָּׂדֶה֙ קַ֣ח מִמֶּ֔נִּי וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־מֵתִ֖י שָֽׁמָּה׃
Türkçe okunuş
Vayedaber el efron beozne am haarets lemor ah im ata lu şemaeni natati kesef hasade kah mimeni veekbera et meti şama.
Türkçe çeviri
Ülke halkının duyacağı biçimde Efron’a, “Ama lütfen beni dinle” dedi. “Tarlanın parasını veriyorum. Benden kabul et de ölümü oraya gömeyim.”
İbranice
וַיִּשְׁמַ֣ע אַבְרָהָם֮ אֶל־עֶפְרוֹן֒ וַיִּשְׁקֹ֤ל אַבְרָהָם֙ לְעֶפְרֹ֔ן אֶת־הַכֶּ֕סֶף אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֖ר בְּאָזְנֵ֣י בְנֵי־חֵ֑ת אַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ שֶׁ֣קֶל כֶּ֔סֶף עֹבֵ֖ר לַסֹּחֵֽר׃
Türkçe okunuş
Vayişma avraham el efron vayişkol avraham leefron et hakesef aşer diber beozne vene het arba meot şekel kesef over lasoher.
Türkçe çeviri
Avraam Efron’u dinledi. Efron’un Het oğullarının duyacağı biçimde söylediği gümüşü, tüccarlar arasında geçerli ağırlıkla dört yüz şekel gümüşü tartıp ona verdi.
İbranice
וַיָּ֣קָם ׀ שְׂדֵ֣ה עֶפְר֗וֹן אֲשֶׁר֙ בַּמַּכְפֵּלָ֔ה אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֣י מַמְרֵ֑א הַשָּׂדֶה֙ וְהַמְּעָרָ֣ה אֲשֶׁר־בּ֔וֹ וְכָל־הָעֵץ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר בְּכָל־גְּבֻל֖וֹ סָבִֽיב׃
Türkçe okunuş
Vayakom sede efron aşer bamahpela aşer lifne mamre hasade vehameara aşer bo vehol haets aşer basade aşer behol gevulo saviv.
Türkçe çeviri
Efron’un Mamre’nin karşısındaki Mahpela’da bulunan tarlası, içindeki mağara ve tarlanın çevresindeki bütün sınırlar içinde yer alan bütün ağaçlar,
İbranice
וְאַחֲרֵי־כֵן֩ קָבַ֨ר אַבְרָהָ֜ם אֶת־שָׂרָ֣ה אִשְׁתּ֗וֹ אֶל־מְעָרַ֞ת שְׂדֵ֧ה הַמַּכְפֵּלָ֛ה עַל־פְּנֵ֥י מַמְרֵ֖א הִ֣וא חֶבְר֑וֹן בְּאֶ֖רֶץ כְּנָֽעַן׃
Türkçe okunuş
Veahare hen kavar avraham et sara işto el mearat sede hamahpela al pene mamre hi hevron beerets kenaan.
Türkçe çeviri
Bundan sonra Avraam karısı Sara’yı, Kenaan ülkesindeki Mamre’nin, yani Hevron’un karşısında bulunan Mahpela tarlasının mağarasına gömdü.
Kaynak
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.