Vayikra 17
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
İbranice
דַּבֵּ֨ר אֶֽל־אַהֲרֹ֜ן וְאֶל־בָּנָ֗יו וְאֶל֙ כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵיהֶ֑ם זֶ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה לֵאמֹֽר׃
Türkçe okunuş
Daber el aharon veel banav veel kol bene yisrael veamarta alehem ze hadavar aşer tsiva Adonay lemor.
Türkçe çeviri
“Aaron’a, oğullarına ve bütün İsraeloğullarına şöyle söyle: Adonay’ın buyurduğu şey şudur:
İbranice
אִ֥ישׁ אִישׁ֙ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֨ר יִשְׁחַ֜ט שׁ֥וֹר אוֹ־כֶ֛שֶׂב אוֹ־עֵ֖ז בַּֽמַּחֲנֶ֑ה א֚וֹ אֲשֶׁ֣ר יִשְׁחַ֔ט מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃
Türkçe okunuş
İş iş mibet yisrael aşer yişhat şor o hesev o ez bamahane o aşer yişhat mihuts lamahane.
Türkçe çeviri
İsrael halkından biri ordugâhın içinde ya da dışında bir sığır, koyun veya keçi keser,
İbranice
וְאֶל־פֶּ֜תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵד֮ לֹ֣א הֱבִיאוֹ֒ לְהַקְרִ֤יב קָרְבָּן֙ לַֽיהוָ֔ה לִפְנֵ֖י מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֑ה דָּ֣ם יֵחָשֵׁ֞ב לָאִ֤ישׁ הַהוּא֙ דָּ֣ם שָׁפָ֔ךְ וְנִכְרַ֛ת הָאִ֥ישׁ הַה֖וּא מִקֶּ֥רֶב עַמּֽוֹ׃
Türkçe okunuş
Veel petah ohel moed lo hevio lehakriv korban ladonay lifne mişkan Adonay dam yehaşev laiş hau dam şafah venihrat haiş hau mikerev amo.
Türkçe çeviri
ama onu Adonay’a sunu olarak sunmak üzere Buluşma Çadırı’nın girişine, Adonay’ın Mişkan’ının önüne getirmezse o kişi kan dökmüş sayılacak. Kan dökmüştür; halkının arasından kesilip atılacak.
İbranice
לְמַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר יָבִ֜יאוּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אֶֽת־זִבְחֵיהֶם֮ אֲשֶׁ֣ר הֵ֣ם זֹבְחִים֮ עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶה֒ וֶֽהֱבִיאֻ֣ם לַֽיהוָ֗ה אֶל־פֶּ֛תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד אֶל־הַכֹּהֵ֑ן וְזָ֨בְח֜וּ זִבְחֵ֧י שְׁלָמִ֛ים לַֽיהוָ֖ה אוֹתָֽם׃
Türkçe okunuş
Lemaan aşer yaviu bene yisrael et zivhehem aşer hem zovehim al pene hasade vehevium ladonay el petah ohel moed el hakohen vezavehu zivhe şelamim ladonay otam.
Türkçe çeviri
Böylece İsraeloğulları açık arazide kestikleri kurbanlarını Adonay’a, Buluşma Çadırı’nın girişine, kâhine getirecek ve onları Adonay’a esenlik kurbanları olarak kesecekler.
İbranice
וְזָרַ֨ק הַכֹּהֵ֤ן אֶת־הַדָּם֙ עַל־מִזְבַּ֣ח יְהוָ֔ה פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהִקְטִ֣יר הַחֵ֔לֶב לְרֵ֥יחַ נִיחֹ֖חַ לַיהוָֽה׃
Türkçe okunuş
Vezarak hakohen et hadam al mizbah Adonay petah ohel moed vehiktir hahelev lereah nihoah ladonay.
Türkçe çeviri
Kâhin kanı Buluşma Çadırı’nın girişindeki Adonay’ın sunağına serpecek; içyağını Adonay’a hoş koku olarak yakacak.
İbranice
וְלֹא־יִזְבְּח֥וּ עוֹד֙ אֶת־זִבְחֵיהֶ֔ם לַשְּׂעִירִ֕ם אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם זֹנִ֖ים אַחֲרֵיהֶ֑ם חֻקַּ֥ת עוֹלָ֛ם תִּֽהְיֶה־זֹּ֥את לָהֶ֖ם לְדֹרֹתָֽם׃
Türkçe okunuş
Velo yizbehu od et zivhehem laseirim aşer hem zonim aharehem hukat olam tiheye zot lahem ledorotam.
Türkçe çeviri
Artık peşlerine düşüp sadakatsizlik ettikleri keçi biçimli cinlere kurban kesmeyecekler. Bu onlar için kuşakları boyunca kalıcı bir kural olacak.
İbranice
וַאֲלֵהֶ֣ם תֹּאמַ֔ר אִ֥ישׁ אִישׁ֙ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וּמִן־הַגֵּ֖ר אֲשֶׁר־יָג֣וּר בְּתוֹכָ֑ם אֲשֶׁר־יַעֲלֶ֥ה עֹלָ֖ה אוֹ־זָֽבַח׃
Türkçe okunuş
Vaalehem tomar iş iş mibet yisrael umin hager aşer yagur betoham aşer yaale ola o zavah.
Türkçe çeviri
Onlara şunu da söyle: İsrael halkından ya da aralarında yaşayan yabancılardan biri bütünüyle yakılan bir sunu veya kurban sunar,
İbranice
וְאֶל־פֶּ֜תַח אֹ֤הֶל מוֹעֵד֙ לֹ֣א יְבִיאֶ֔נּוּ לַעֲשׂ֥וֹת אֹת֖וֹ לַיהוָ֑ה וְנִכְרַ֛ת הָאִ֥ישׁ הַה֖וּא מֵעַמָּֽיו׃
Türkçe çeviri
ama onu Adonay’a sunmak için Buluşma Çadırı’nın girişine getirmezse o kişi halkının arasından kesilip atılacak.
İbranice
וְאִ֨ישׁ אִ֜ישׁ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל וּמִן־הַגֵּר֙ הַגָּ֣ר בְּתוֹכָ֔ם אֲשֶׁ֥ר יֹאכַ֖ל כָּל־דָּ֑ם וְנָתַתִּ֣י פָנַ֗י בַּנֶּ֙פֶשׁ֙ הָאֹכֶ֣לֶת אֶת־הַדָּ֔ם וְהִכְרַתִּ֥י אֹתָ֖הּ מִקֶּ֥רֶב עַמָּֽהּ׃
Türkçe okunuş
Veiş iş mibet yisrael umin hager hagar betoham aşer yohal kol dam venatati fanay banefeş haohelet et hadam vehihrati otah mikerev amah.
Türkçe çeviri
İsrael halkından ya da aralarında yaşayan yabancılardan biri herhangi bir kan yerse yüzümü o kan yiyen kişiye karşı çevirecek ve onu halkının arasından kesip atacağım.
İbranice
כִּ֣י נֶ֣פֶשׁ הַבָּשָׂר֮ בַּדָּ֣ם הִוא֒ וַאֲנִ֞י נְתַתִּ֤יו לָכֶם֙ עַל־הַמִּזְבֵּ֔חַ לְכַפֵּ֖ר עַל־נַפְשֹׁתֵיכֶ֑ם כִּֽי־הַדָּ֥ם ה֖וּא בַּנֶּ֥פֶשׁ יְכַפֵּֽר׃
Türkçe okunuş
Ki nefeş habasar badam hi vaani netativ lahem al hamizbeah lehaper al nafşotehem ki hadam u banefeş yehaper.
Türkçe çeviri
Çünkü bedenin canı kandadır. Ben kanı, canlarınız için kefaret sağlamak üzere sunakta kullanmanız için size verdim; çünkü kan, taşıdığı can sayesinde kefaret sağlar.
İbranice
עַל־כֵּ֤ן אָמַ֙רְתִּי֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כָּל־נֶ֥פֶשׁ מִכֶּ֖ם לֹא־תֹ֣אכַל דָּ֑ם וְהַגֵּ֛ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶ֖ם לֹא־יֹ֥אכַל דָּֽם׃ (ס)
Türkçe okunuş
Al ken amarti livne yisrael kol nefeş mikem lo tohal dam vehager hagar betohehem lo yohal dam.
Türkçe çeviri
Bu nedenle İsraeloğullarına, ‘Hiçbiriniz kan yemeyecek; aranızda yaşayan yabancı da kan yemeyecek’ dedim.
İbranice
וְאִ֨ישׁ אִ֜ישׁ מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמִן־הַגֵּר֙ הַגָּ֣ר בְּתוֹכָ֔ם אֲשֶׁ֨ר יָצ֜וּד צֵ֥יד חַיָּ֛ה אוֹ־ע֖וֹף אֲשֶׁ֣ר יֵאָכֵ֑ל וְשָׁפַךְ֙ אֶת־דָּמ֔וֹ וְכִסָּ֖הוּ בֶּעָפָֽר׃
Türkçe okunuş
Veiş iş mibene yisrael umin hager hagar betoham aşer yatsud tsed haya o of aşer yeahel veşafah et damo vehisau beafar.
Türkçe çeviri
İsraeloğullarından ya da aralarında yaşayan yabancılardan biri yenebilen bir yaban hayvanı veya kuş avlarsa kanını akıtıp toprakla örtecek.
İbranice
כִּֽי־נֶ֣פֶשׁ כָּל־בָּשָׂ֗ר דָּמ֣וֹ בְנַפְשׁוֹ֮ הוּא֒ וָֽאֹמַר֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל דַּ֥ם כָּל־בָּשָׂ֖ר לֹ֣א תֹאכֵ֑לוּ כִּ֣י נֶ֤פֶשׁ כָּל־בָּשָׂר֙ דָּמ֣וֹ הִ֔וא כָּל־אֹכְלָ֖יו יִכָּרֵֽת׃
Türkçe okunuş
Ki nefeş kol basar damo venafşo u vaomar livne yisrael dam kol basar lo tohelu ki nefeş kol basar damo hi kol ohelav yikaret.
Türkçe çeviri
Çünkü her bedenin canı kanıdır; kanı onun canıyla birdir. Bu yüzden İsraeloğullarına, ‘Hiçbir canlının kanını yemeyeceksiniz; çünkü her bedenin canı kanıdır. Onu yiyen herkes kesilip atılacak’ dedim.
İbranice
וְכָל־נֶ֗פֶשׁ אֲשֶׁ֨ר תֹּאכַ֤ל נְבֵלָה֙ וּטְרֵפָ֔ה בָּאֶזְרָ֖ח וּבַגֵּ֑ר וְכִבֶּ֨ס בְּגָדָ֜יו וְרָחַ֥ץ בַּמַּ֛יִם וְטָמֵ֥א עַד־הָעֶ֖רֶב וְטָהֵֽר׃
Türkçe okunuş
Vehol nefeş aşer tohal nevela uterefa baezrah uvager vehibes begadav verahats bamayim vetame ad haerev vetaher.
Türkçe çeviri
Yerli ya da yabancı, kendiliğinden ölmüş veya yırtıcı hayvanın parçaladığı bir hayvanın etini yiyen herkes giysilerini yıkayacak, suyla yıkanacak ve akşama kadar arınmamış olacak; sonra arınmış sayılacak.
Kaynak
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.